ilce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kars Selim İlçesi


Kuruluş yılı kesin olarak saptanamayan ilçenin ismi konusunda çeşitli söylentiler içinde en yaygın olanı yörede Malakan denilen Beyaz Ruslar tarafından Nova Selim olarak adlandırıldığıdır. Selim 30 Eylül 1920’de Şehit Yüzbaşı Reş Balkanlı komutasındaki askeri birlik tarafından Ermeni işgalinden kurtarılmıştır. Cumhuriyetin ilanının ardından 1957 yılına kadar Sarıkamış ilçesine bağlı bir nahiye olarak kalmış, bu yılda çıkarılan 7033 sayılı özel kanunla ilçe statüsü kazanmıştır.

İlçe Doğu Anadolu bölgesinin en yüksek yaylaları üzerinde yer alır. Erzurum’un kuzeyinden Çıldır Gölüne kadar uzanan Allahuekber Dağları ile Kızılgedik Dağları ilçemizin kuzeyinde uzanmaktadır. Güneyinde Aladağ-Akbaba Dağı ve Karanlık Dere, Batıda Sarıkamış ormanları ile Kumru Dağı ve Doğuda Kars Ovası ile çevrilmiştir. Doğusunda Kars İli, Batısında Sarıkamış ilçesi, Kuzeyinde Göle İlçesi, Güneyinde Kağızman ilçesi bulunmaktadır.




İlçe 1011 km2 yüz ölçümüne sahiptir. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği ise 1830 m’dir. Yörenin genelinde olduğu gibi burada da sert bir kara iklimi görülmektedir. İlçenin 52 köyünün yanı sıra, ilçe merkezinde 3 adet mahalle vardır.

Videolar eklencek

Kars Arpacay Ilcesi


İlçe Tarihi
Arpaçay ile Kars’ın müşterek bir tarihi vardır. Kars İli’nin M.Ö’ye varan bir tarihi vardır. Kars’ın bilinen en eski sakinleri Orta Asya’dan gelme Hurrilerdir. Hurriler M.Ö 2000 yıllarında Kars Bölgesine yerleşmişlerdir. Van Bölgesinde bulunan Urartu Krallığı Hurrilerin hakimiyetine son vererek Kars’ı kendi hakimiyeti altına alarak 250 yıl ellerinde bulundurduktan sonra kur- aras boylarına yerleşmiş bulunan İskitlerin eline M.Ö 668 yılı…klerden kaldığı sanılmaktadır.

Kars M.S V.yy’da Arsaklılar’ın elinde kaldıktan sonra uzun bir süre Sasani Bizans ve İslamlar arasında el değiştirmiştir. Bu durum VL yy. başlarına değin devam eder. 1064 yılında Alpaslan’ın Anı ve Kars’ı zaptetmesi ile bu bölgenin çehresi birden değişmiştir.

Kars’daki ilk Türk Sanat eserleri bu zamanda yapılmaya başlamıştır. Gerçekten Kars Türk Beyliklerinin elinde çok değişti. Ne var ki, bu değişme aynı hızla devam etmeyerek 1153 yılında Kıpçak-Gürcü akıncıları tarafından işgal edilerek yapılan eserler tahrip edildi. Batı Anadolu Osmanlı Devleti güç kazanırken Kars sırasıyla Celayir Oğulları,Timur Oğulları,Karakoyunlular ve Akkoyunlular gibi Türk ve Türkmen Beylerinin eline geçti.

Her ne kadar Yavuz Sultan Selim Tebriz dönüşünde Kars’ı ve Arpaçay’ı ülkesine katmışsa da kesin olarak 1534 yılında Kanuni Sultan Süleyman zamanında Osmanlı İmparatorluğu’na katılabildi.1534’den 1877 yılına dek Kars ve kazaları Osmanlılar’ın elinde kaldı.Bundan sonra 17.-18. yy. da İranlılar tarafından işgal edilmişse de varılan anlaşma ile İranlılar bölgeden çekilmişlerdir. İran saldırılarından kısa bir müddet sonra Rus saldırıları baş gösterdi. .Ruslar ilk denemeyi 1807 yılında Tiflis üzerinden yaptılar. Fakat bu saldırı Türkler tarafından başarısızlığa uğratıldı. Ruslar bu yenilginin acısını 1828 yılında Kars’ı almakla çıkardı. Fakat Ruslar 1 yıl kalabildiler,1855 yılında yeniden Kars ve İlçelerine hücum eden Rus orduları bozguna uğratılırken şehire başarısından dolayı Gazi unvanı verilmiştir. Bu zaferden kısa bir süre sonra şehirde beliren açlık,hastalık ve soğuk yüzünden Kars ve İlçelerini halk Ruslara bırakmak zorunda kalmış ise de 1856 yılında Paris Anlaşması ile alınmıştır. 1877 yılında Ruslar yeniden hücum ettiler. Bu hücumları Gazi Ahmet Muhtar Paşa kısa bir süre durdurduysa da cephane ve asker yardımı gelmeyince Ruslar şehire girdiler.Kars ve İlçeleri 1878 den 1918’e kadar Rusların elinde kaldı.Bu kırk yıl içinde halkı göç etmeye ve Türkleri şehirden göç ettirmeye çalışan Ruslar gidenlerin yerine Rus,Ermeni ve Yahudileri getirerek yerleştiriyorlardı. Bu kırk yıllık esaret devresi bitince kısa bir süre şehir elimize geçtiyse de 1.Dünya Harbi’nin sonunda imzalanan Mondoros Mütarekesi ile Kars kendi kaderi ile baş başa bırakıldı. Bu durum İstiklal Savaşı’nın başlamasına dek sürdü. Kazım Karabekir Paşa kumandasındaki ordu 30 Ekim 1920’de bir daha ayrılmamak üzere Kars’ı ve İlçelerini Türkiye’ye kazandırdı.