Kars Kazı İstanbul da


Adına Kars'ta Film Festivali düzenlenen kaz, yöre insanın soğuk kış aylarında en önemli besin kaynaklarından biri. Halbuki kaz yemekleri gelişmiş ülkelerde lüks sayılıyor. Hele kaz ciğeri yemek için Avrupalılar neredeyse bir servet ödüyor. Kars ve Ardahan yöresinde ise şimdilerde neredeyse üç öğün kaz ciğeri yeniyor. Çünkü buraya yaklaşık üç hafta önce kar düştü.

"Ne alaka" diyeceksiniz hemen açıklayalım; yörede kar yağması yani havaların soğuması kazların kesilmesinin vakti geldi demek. Her evde beslenen kazların bir tanesi anaç kaz olarak bırakılır ve diğerleri kesilir. İçi boşaltılıp tuzlu suya basılır. Ciğerleri ise uzun süre dayanmadığı için bitene kadar neredeyse her öğün yenir. Fransız mutfağının en özel ve pahalı ürünü kaz ciğerini, işte bu sebeple Kars ve Ardahan yöresinde şimdilerde her evin sofrasında görmek mümkün. Peki, tuzlu suya bastıkları kazları ne yapıyorlar? İki hafta kadar bu tuzlu suda salamura edilen kazlar çıkarılıyor. Suyu ve tuzu akmasın diye üzerine un serpiliyor ve tavana asılıyor. Asılan yer Kars ve Ardahan'ın o meşhur soğuğunu ve ayazını görecek bir konumda oluyor. Tuzlanmış kazlar 40 gün kadar ayazda kurutuluyor, sonra da buzluklarda pişirilecekleri günü bekliyor.

Ülkemizde başta Bursa olmak üzere birçok yerde kaz yetiştiriliyor. Hatta buralarda yetiştirilen kazlar Kars ve Ardahan'da yetiştirilenden daha bir besili oluyor ama tatları Kars-Ardahan'ınkini kadar lezzetli değil. Çünkü işin sırrı ayazda! Hatta kimi damak tadına düşkünler kazı 40 gün değil de 3 ay kadar ayazda bekletip kaz pastırması yapıyor ve öyle kesip yiyor. Tabii ki sır sadece ayazda değil. Yörede kazlar yapay yemle değil doğal besinlerle besleniyor. Büyük olsun diye zorla yedirilmiyor. Dolayısıyla eti daha lezzetli oluyor.

Peki, gurbetteki Kars ve Ardahanlılar ne yapıyor? Birkaç hafta sonra Kars ve Ardahan'dan İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlere gelen otobüsler sadece yolcuları değil kazları da taşımaya başlayacak. Büyük şehirlerde şimdiden "kaz partisi" planları yapılıyor. Misafirler davet ediliyor. Gurbettekilerin her yıl artan bu talepleri üzerine, yöre halkı daha çok kaz yetiştiriyor. Kaz çobanı tutanlar bile var. Kars'ın Susuz ilçesine bağlı Kırçiçeği köyünden Tarkan Okurlu 6 yıldır kaz yetiştiriyor. Artık geçimini kazlardan sağlayan Okurlu, İstanbul ve İzmir'deki akrabalarının siparişleri için kazlarını kesip, kurutmaya başlamış bile. Tanesi 55 ile 70 YTL arasında değişen kurutulmuş kazların canlısı 50 YTL'den satılıyor. Henüz ekonomik değeri tam anlaşılamayan kazın sadece eti değil tüyü de önemli bir değer.

Büyükşehirden kaz siparişi yapanlardan birisi de Suat Yılmaz. Yılmaz'ın bir özelliği var; İstanbul Fenerbahçe'deki meşhur balık restoranı Misina'nın sahibi. Aslen Ardahanlı olan Yılmaz, 23 yıldır balık restoranı işletiyor. Ama artık mart ayının ilk 10 gününde meraklıları için kaz eti pişiriyor. Yılmaz, Kars ve Ardahan'ın kazını tanıtmayı kendisine misyon edinmiş. Çünkü eğer Kars ya da Ardahanlı bir tanıdığınız yoksa kaz eti ve kaz eti suyunda yapılmış pilavı yemeniz biraz zor. Suat Yılmaz da etini, bulgurunu ve ustasını yöreden getirterek kaz yemekleri yapıyor ve meraklılarına tattırıyor. Annesi şimdi memleketi Ardahan'da kaz satın alıyor. Geçen yıl 400 kaz almışlar, bir haftada tükenmiş, bu yıl 500'den fazla almayı planlıyor. "Bizim yörenin kazının lezzeti hiçbir yere benzemez." diyor. Tadanlar zaten merakla kazların geleceği günü bekliyormuş. O sebeple kaz yemekleri günlerini şubat ayına çekebileceklerini söylüyor.

Peki Kars'a kaz yemeğe gidilir mi? Önerimiz oradan bir tanıdık bulmanız. Çünkü mevsim kış ve her yer kar beyazı ise Kars ya da Ardahan'daki evlerden birkaçında mutlaka kaz partisi yapılıyordur ve sizi de aralarına alabilirler. Eğer tanıdığınız kimse yoksa şehir merkezindeki Kösem Gözde Yemek Salonu ve Ocakbaşı Restoran'da da kaz eti yiyebilirsiniz.

Kaynak www.zaman.com.tr

Kanlı Tabya 2009 yılında açılacak


Kars'ta 1734-1739 yılları arasında yaptırılan Kanlı Tabya, Harp Tarihi Müzesi oluyor.

Kars'ta bulunan tabyaların restore edilmesi ve turizme kazandırılması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca oluşturulan Bilimsel Danışma Kurulu çalışmalarını sürdürüyor. Vali Yardımcısı Doğan Demirdaş başkanlığındaki toplantılara, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hamza Gündoğdu, Kars Kültür ve Turizm Müdür Vekili Necmettin Alp, Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selçuk Ural, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilisi Hasan Mutlu, Kars Milli Emlak Müdürü Ali Gümüş ve Kars Belediyesi İmar Müdürü Turan Atalay katıldı.

Toplantıda Kanlı Tabya'nın çevre düzenlemesi, ışıklandırması ve iç mekânının temizliğinin yapılıp, tabyaya personel görevlendirilmesi için hazırlanacak raporun Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunulması kararlaştırıldı.

Kars Valisi Mehmet Ufuk Erden, hazırlayacakları rapora kurulun onay vermesinin ardından yapılacak çalışmayla Kanlı Tabya'nın turizme açılacağını söyledi.

Projenin ikinci aşamasında ise Kanlı Tabya'nın Harp Tarihi Müzesi yapılması için İl Özel İdaresi'nce proje hazırlanacağını kaydeden Vali Erden, "Bu proje de Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'na sunulacak. Kurulun onayının ardından ise çalışmalara başlanacak. 2009 yılı başında Kanlı Tabya turizme açılacak, daha sonra da Harp Tarihi Müzesi yapılacak." ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Gündoğdu ise, söz konusu toplantıda Kanlı Tabya'nın Harp Tarihi Müzesi yapılması için çalışmalara başlanılması kararı alındığını, bu kapsamda kendilerine sunulacak raporları görüşüp karara bağlayacaklarını ifade etti. Ülkenin kültürel değerlerinin korunmasının önemine değinen Prof. Dr. Gündoğdu, "Tabyalar askeri savunma yapılarıydı. Tabyalar askerin korunduğu, dinlendiği ve saldırılarda kamuflaj görevi gören savunma yerleriydi. Buralar askerin kontrolünden çıkınca tahrip oldu. Tarihi yapılarımızın korunması konusunda toplum olarak duyarlı olmalıyız." diye konuştu.

Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Doç. Dr. Selçuk Ural ise, Kars'taki tabyaların tarihiyle ilgili bir araştırma yapacaklarını, bu kapsamda Genelkurmay arşivlerinden yararlanmak için de girişimde bulunacaklarını söyledi. Araştırmalar sonunda tabyaların tarihiyle ilgili bir kitapçık hazırlayacaklarını ifade eden Ural, "Böylece tabyalarımızın tarihi gün yüzüne çıkacak. Bu araştırmalarımız, daha sonra yapılacak benzer araştırmalara da ışık tutacak." şeklinde konuştu.

Kanlı Tabya: Bülbül Mahallesi'nde bulunan Kanlı Tabya, 1734-1739 tarihleri arasında Sultan 1. Mahmut döneminde, şehri güneyden gelebilecek saldırılara karşı korumak amacıyla yaptırıldı. Tabyadaki kışla binası ise 3. Selim zamanında inşa edildi. 1827-1828 Osmanlı-Rus savaşlarında en çetin çarpışmalardan biri bu tabyada gerçekleştiğinden, halk tarafından burası 'Kanlı Tabya' olarak adlandırıldı.

Kaynak www.zaman.com.tr

Sarıkamış Kış Sezonu Açıldı


Açılışa, T.B.M.M İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı ve AKP Mersin Milletvekili Prof. Zafer Üskül’de katıldı. Eşinin babasının memuriyeti nedeni ile Sarıkamış’ta doğmasından dolayı kendilerini Sarıkamışlı hissettiklerini belirten Üskül, Sarıkamış’a birkaç gün geçirmek için geldiğini ve burada kayakçı gençlerimizi görünce insanın umudunun arttığını belirterek, “Bu gençler ile nice kayak şampiyonlarının yetişeceğine inanıyorum. Sarıkamış’ta yöneticilerinin çalışmaları ve destekleri neticesinde burada imkânları sağlandığını gördüm. Gençlerimize kayak sporunu sevdiriyor ve geliştiriyorlar. Bu bakımdan da çok olumlu gelişmeler var.”dedi.

Kars Valisi Mehmet Ufuk Erden ise, Sarıkamış’ta kayak severlerimizi ağırlamaktan zevk alacaklarını belirterek tüm kayak severleri Kars’a davet ederek, “Serhat ilimiz Kars’ın şirin ilçesi ve şehitler yatağı Sarıkamış Kayak Merkezi’nde bu gün itibari ile kayak sezonunu açıyoruz. Sarıkamış sarıçam ormanları ile de önemli bir ilçedir. Burada ormanlık alanda kayak severler keyifle kayabilirler. Geçen sezonlarda da buradan keyifle ve memnuniyetle ayrılan misafirlerimiz oldu. Pistlerimiz son derece güvenlidir. Bütün yaz boyunca da pistlerimizin ve telesiyejlerimizin bakımları yapıldı. Güvenli bir şekilde kayak keyfini kayak severler yaşayabilirler.” Diye konuştu.

Açılışta hazır bulunan AKP Kars Milletvekili Zeki Karabayır’da, Sarıkamış Kayak Merkezini dünya standartlarına çıkartacak Karanlık Dere Projesinin müjdesini verdi.

Bu nedenle, Sarıkamış’ın da açık olacağını vurgulayarak,”Sarıkamış Kültür ve kış turizmi açısından bakir bir yerdir. Pistlerimize ek olarak ihale edeceğimiz telesiyej montajımız 3 defa ihaleye çıkmasına rağmen henüz bitiremedik. Bu kış ihalesini yapmış olacağız. Bunun yanında Sarıkamış’ın daha geniş konaklama tesisleri, Avrupa standartlarına uygun suni kar yağdırma makinesi ve tesislerimiz tamamlandığında Türkiye’nin değil dünyanın en büyük ve önemli bir kayak merkezi olacaktır.” Diyerek kayak severleri Sarıkamış’a davet etti.

Daha sonra açıklama yapan AKP’li Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu “Kış turizminin bütün önemli mekanlarında bulunan kayak hocalarının büyük bir kısmının Kars ve Sarıkamış’tan çıktığının altını çizerek, “Sarıkamış’ın kış turizminin en büyük göstergesidir.” dedi.

Alibeyoğlu, “Buraya gelen bütün kayak sever misafirlerimiz döndüklerinde burasını eşlerine ve dostlarına anlatıyorlar. Bizlerde yerel yönetimler olarak son derece gurur duyuyor ve mutlu oluyoruz. Bu nedenle kış ve kayak sporunun en gözde mekanı olan Sarıkamış’a herkesi bekliyoruz.” Diye konuştu.

Sarıkamış Belediye Başkanı İlhan Özbilen ise, Karanlık dere projesinin ihalesi için Sarıkamış’a para aktaran Hükümete ve Milletvekili Zeki Karabayır’a teşekkür etti. Bu müjde ile bu açılışı gerçekleştirilen açılış vesilesi ile, “Sarıkamış’ta kayak sezonunun açılması ve bu müjde ile tüh halkımız ile daha da mutlu olduk. Nice şampiyonlar yetiştirmek için gençlerimiz bu gün burada kayağa başladılar.” Diye konuştu.

Daha sonra Sarıkamış Kaymakamı Ahmet Altunbaş, pistlerimizin ve telesiyejlerin bakımı yapılmış olduğunu ve güveli bir kayak şartlarının mevcut olduğunu belirterek, “Bu sene yapımına başlanacak olan Karanlık Dere projesinin pistleri ve telesiyej yapımının hayata geçirilmesiyle Sarıkamış kış sporunda, kar kalitesinde, kültür turizminde, gerekirse konukseverliği ile daha da iddialı bir duruma gelerek Türkiye’nin değil Dünyanın da en önemli kayak merkezi olacak. Bu nedenle kış sporlarını sevenleri saha az kazalı, eğlenceli, turizm kapasitesi yüksek, Sarıkamış’a davet ediyoruz. İlk kar yağdığında 40 ile 50 cm kar yağmıştı. Pistlerimizde kayak yapılacak kalınlıkta kar mevcuttur.” Dedi.

Sarıkamış’ta Kış turizmin doyasıya yaşamak isteyen kayak severleri ise kayak merkezinde bulunan otellerin hazırladığı aktivasyonların yanı sıra animasyon gösterileri de bekliyor.

Bölgede bulunan Toprak otel’de ise Antalya’da yaz turizmini kapatan 8 kişiden oluşan animasyon gurubu kış sezonu boyunca birbirinden güzel gösteriler ile sahne alıyorlar.

Açılış nedeni ile bir gösteri yapan JOELL Animasyon gurubu “Enigma” müziği eşliğinde gösteriler yaptı. Gösterilerinde ağızlarından ateş çıkarma, ateş yutma ve çıplak ayakta cam kırıkları üzerinde yürüme gösterileri izleyenleri büyüleyecek.

SARIKAMIŞ KAYAK MERKEZİ VE ÖZELLİKLERİSarıkamış kayak merkezi Kars'a 50 km. uzaklıkta Sarıkamış ilçesinin içerisinde çamurlu dağdadır. Sarıkamış kayak merkezinde, 844 metre uzunluğunda, 750 kişilik bir teleski tesisi ile iki kayak evi bulunmaktadır. Sarıkamış kayak merkezinde sezon, aralık-nisan aylarını kapsıyor ve Sarıkamış kayak merkezinde kar kalınlığı 50-200 cm.yi buluyor. Merkezde pist uzunluğu 1200 metre. Ayrıca Sarıkamış'ta Cıbıltepe'ye Turizm Bakanlığı tarafında 2 adet 4'lü teleski yaptırılmıştır.

Pistler
Sarıkamış Cıbıl tepe kayak merkezi kayak merkezlerinde ender bulunan kristal kara sahip. Sarıkamış kayak merkezi yılın birçok günü güneşli olmasına rağmen kar özelliğini kaybetmiyor ve çığ tehlikesi yok. Sarıkamış kayak merkezinde pistler sarı çam ormanları ile çevrili olduğundan rüzgara karşı korunaklı. Sarıkamış kayak merkezinde Çamkarın hemen yanı başından başlayan Sarıçam kayak tesisleri 2400 kişi kapasiteli bilgisayar donanımlı telesiyej sistemine sahip. Sarıkamış kayak merkezinde 2700 m yükseklikteki Cıbıl tepe de çeşitli zorluk derecelerinde 5 pistin bulunduğu 2 etap yer alıyor. Sarıkamış kayak merkezinde ilk etap 2400 m uzunluğunda ve yeni başlayanlar için, ikinci etap ise 2200 m uzunlukta olup 4 pist bulunmakta. Sarıkamış kayak merkezinde Sarıçam ormanlarının arasından 7 km kayak yapılabiliyor. Sarıkamış kayak merkezinin toplam pist uzunluğu 17 km. yi buluyor. Ayrıca 5 km si Uluslar arası federasyon tescilli Cross Country alanı bulunuyor. (Toplam 50 km uzunluğunda )

Konaklama
Sarıkamış kayak merkezinde Toprak otel ve Çamkar oteli bulunuyor. Sarıkamış kayak merkezindeki otellerin biri 55 odalı ve 132 yataklı ve diğeri ise 120 standart oda, 11 köşe oda, 5 suit ve 4 kral daireli 5 yıldız ayarında bir tesis.

Ulaşım
Sarıkamış İstanbul’a Uludağ’dan Daha Yakın

İstanbul’da uçağa bindikten 1,5 saat sonra Kars Havaalanı’na varabilir ve 45 dakika sonrada Sarıkamış’ta Bayraktepe Kayak Merkezinde Sarıçam ormanları içerisinde kayak keyfi yapabilirsiniz.

Sarıkamış kayak merkezindeki oteller Kars a 45 km. Erzurum a 140 km uzaklıktadır. Otellerin havaalanı transferleri mevcut. Sarıkamış kayak merkezine karayolu ile gelmek isteyenler için ilk seçenek Giresun Tirebolu Torul Erzincan Erzurum Sarıkamış, ikinci seçenek Trabzon Erzurum Sarıkamış, üçüncü seçenek ise Hopa Artvin Kars Sarıkamış, Orta Anadolu'dan Ankara Yozgat Sivas Erzincan Erzurum Kars güzergahları tercih edilmelidir.

Kaynak www.haberturk.com

Kars İmla Klavzu 2

A
adahlı: sözlü
aguşga: pencere
ağ: beyaz
ağyal: beyaz yeleli at
andır: miras (argo)
anğarı: öte, ileri
aparmax: götürmek
aran: ova
arah: rakı
arvat: kadın, eş
asma: güya
aş: pilav
aşbaz: aşçı
aşotu: kişniş
aşsüzen: süzgeç
aşhana: mutfak
ata: baba
atlama (çalxama): ayran
avı: açık mavi
axsakulağı: sarmısaklı yumurta
ahtafa: ibrik
aybecer: çirkin
ayranaş: yoğurt çorbası (doyğa da denir)

B
badımcan: patlıcan
badron: kurşun
badronka: kurşunluk
badval: bodrum
bağdadıya: ahşap ve kille yapılan yapı, bina
bağıröhve: karaciğer
bağıröyfe: sakatat
bağman: bahçıvan
bala: yavru
balaca: küçük
basen: buğday, un vs. konulan büyük bölüm
basırmah: toprağa gömmek
başmah: ayakkabı
bahtafar: mutlu
bayda: bakırdan çukur salata kabı
beçe: piliç
beçora: zavallı, çaresiz (beçere)
bedasıl: asılsız
beli: evet
bencek: ceket
benöyüş: mor, menekşe rengi
berhana: öteberi, yiyecek, azık
beygafil: aniden, habersiz
bezment: kola takılan muska
bezemek: süslemek
bıldır: geçen yıl
bığ: bıyık
bırıllamah: birden fırlamak
bırışka: dört tekerlekli at arabası
bodunus: tepsi
boğanah: tipi
bol: tahta döşeme
boz: gri
bozarttah: solmuş, bozarmış
bozbaş: içine sadece soğan katılan, kendi yağı ve suyuyla pişen et
boylanmak: sağa sola bakmak
böğür: belin yan çukuru
bölme: çay tabağı
böyeleh: büvelek, böcek
buğdadıya: ahşap ve kille yapılan yapı, bina
bulah: pınar
bulud: büyük kayık tabak
büdüremeh: dizleri katlanmak, düşeyazmak
büvü: yenge

C-Ç
camuş: manda
canavar: kurt
cazgır: çok konuşan
cemdeh: leş, ölü beden
ceynamaz: seccade
ceyran: maral, ceylan
cıdır: cirit
cıngır: kova
cırılmah: yırtılmak
cırıh: yırtık
cırtdan: cin gibi
ciyar: ciğer
cönge: iki yaşında dana
culku: çorap
cüce: civciv
çadra: büyük başörtüsü
çalağan: atmaca
çalası: yoğurt mayası
çalma: kadınların alınlarına bağladıkları ince eşarp
çalhama (atlama): ayran
çapıt: bez
çatal: çengel
çatı: dana bağı
çahır: şarap
çekelek (galoş): lastik ayakkabı
çemedan: çanta, bavul
çemkirmek: köpeğin kızarak havlaması
çeper: bahçe duvarı
çimmek: yıkanmak
çiyin: omuz
çiyit: çekirdek
çömçe: kepçe

D
dabrelka: büyük porselen tabak
dal: arka
daldey (dulda): gölge
dalğır: çizgili
dambat: şık, güzel giyimli, kibar
darbımesel: deyim
darvaz (divor): büyük bahçe kapısı
daylah: tay
deleme: teleme peynir
demeh: delik, in
demkeş: semaverin üstünde demliğin konulduğu yer
desmal: havlu
dılğır: cılız
dıydıh: şımarık
dızgırmah: ishal olmak
dızıhlamah: ishal olmak
dilbaz: güzel konuşan
diloy: eski bez
dinge: baş örtüsü çemberi
divor (darvaz): büyük bahçe kapısı
dolça: maşrapa
dor (keher): kahverengi at
döş: göğüs, sine
döşeh: yatak
döyğa: ayranaş
dözmeh: dayanmak
dula: lamba vs. koymak için duvara yapılmış oyuk
düyü: pirinç
dünen: dün

E
eğiş (erşin): hamuru koparmak için kullanılan spatula
emceh: meme
emgeh: bıngıldak
ele: öyle
elece: öylece
emi: amca
enteri: entari
eppeh: ekmek
erşin (eğiş): hamuru kullanmak için kullanılan spatula
etir : koku
eşgâra: aşikar, açık
eşıh: dışarı
eyin: üst baş, sırt
eynik: süslü giyim kuşam
eysi: eski bez

F
farmaş: hurç
fetir: ince ekmek, lavaş
fırfırik: fırıldak
fışgı: gübre
fışkırıh: ıslık
fırtılıh: sümük

G
gağa: ağabey
gaçı: makas
gada: dert,bela
gala: kale
galamah: yakmak (sobayı)
galoş (çekelek): lastik ayakkabı
galyan: pipo
gamot: şifonyer
ganfet: şekerleme
ganoy: kanal, hendek
ganterma: yular
garğıdalı: mısır
garğış: beddua
gartof: patates
gaşga: alnında beyaz leke olan at
gatıh: yoğurt
gatlet: köfte
gatol: kova
gavah: ön
gayganağ: omlet
gayım: sağlam
gayıtmah: geri dönmek
gayda: müzik
gazan: kazan; layış gazan: büyük, yanlarında kulpları olan, beli hafif ince veya ağzı dar altı geniş kazan
gazmah: pilavın dibi tuttupunda alttaki sert bölüm
gede: oğlan çocuğu
gelet: hata, yanlış
geve: büyük halı
gezyazma: üç yaşında doğurmamış inek
gığı: kuzu gübresi
gıjgırmah: ekşimek, kabarmak
gılığlamah: alttan almak
gırah: kenar
gırşa: çatı
gırhılıh: yün kırkma makası
gıygaç: verev
gıyvat: dedikodu
gilas: kiraz
gile: salkım,göz bebeği
girvenke: ağırlık ölçerken kullanılan demir ağırlık
goçah: becerikli, hamarat
godux: sıpa
gogara: (argo) kafa, beyin
gonah: misafir
goşa: çift
gotur: çopur
goylamah: kovmak
goymax: koymak, bırakmak
göresmeh (göresimex): özlemek
göy: mavi-yeşil
göyçeh: güzel
gözdemeh: beklemek
göğermek: yeşillenmek
gudih: köpek yavrusu
gulluh: hizmet
gulluhçu: hizmetçi
gurdalamax: irdelemek, dokunmak, karıştırnak
gurdalanmah: bir işle oyalanmak
gurşah: kuşak
guylamah: gömmek
guymah: un, yağ ve şekerle yapılan bir yemek
güzgü: ayna

H
hamsı: hepsi
hansı: hangisi
hara: nere
harda: nerede
harsın: ermeni kızı
hasar: büyük duvar, sur
hayat: avlu
haylamak: hızlandırmak
hayana: nereye
hemeşe: her zaman
herremeh: dolaştırmak
herrenmeh: dolaşmak
heşye: dantel
heyvere: geveze
hörre: un çorbası
hündür: yüksek

I-İ
ıkkıllamak: inlemek
ilenmek: kokmak
isdot (isti ot): biber
isgırvada: dökme demirden tava
isteken: bardak
isti: sıcak
istilik: içlik
iref: raf,terek

K
keher (dor): kahverengi at
kirimeh: susmak
kişmiş: kuru üzüm
kölgöy: gölge
köndelen: ters,arkaya dönük
kötüce: torun çocuğu
köykür: kevgir
küleh: rüzgâr

L
leçek: tülbent
lemse: alman
lezgi: çerkez
leşker: ordu
loyva: fasülye
lelöyün: kimsesiz,çaresiz

M-N
mahnı: türkü
mamador: domates
mığı: sivrisinek
metlep: yer
mürebbe: marmelat, reçel
nahır: sığır sürüsü
neçen: asker
neve: torun
neyva: yemiş
nöyüt: neft


O-Ö
otah: misafir odası
oyçu: avcı
öhve: akciğer
öy: ev
özge: başka, farklı

P
pampah: saf, sessiz
peç: soba
peşkir: havlu
piloy: pilav
pilte: taranmış yün
pişih: kedi
pöcüklü: bilmiş
putka: sığınak
puç: boşa,kötüye

S-Ş
sağalma: iyileşme
suvoy: bekar
şad: neşeli
şavalıt: kestane
şam:mum

T
talvar: çardak
taya: ot yığını
tengillemeh: sendelemek
terlan: renkli kuş
tuman: don, külot
turş: ekşi (tırş)

Y-Z
yallı: halay
yay: yaz mevsimi
yaylıh: mendil,ince baş örtüsü
yezne: enişte
yığval: talih
zülle: sivri
züllebaş: sivribaş

Karışık

LEYAKIR DÜŞMEK: Yorgun düşmek
ŞOGURT: Salya
YEĞİN: Çalışkan/Hızlı
MURUZUNU SALLAMAK: Suratını asmak
YUNGUL: Hafif
DOMBALAK KUÇMAK:Takla atmak
HERSLENMEK: Sinirlenmek
SİTİL: Yoğurt Kabı
TULA: Köpek yavrusu
GANPET: Akide Şekeri
FARŞ: Kötü rezil kadin
TEŞT: Saç leğen
SOYHA, ANDIR: Uğursuz şey
KÖÇMEK: Evlenmek(Yalnızca Bayanlar)
DILDIBIL: Çırılçıplak
SEĞİRTMEK:Çabuk davranmak,Koşmak
YEŞIK:Ağaçtan yapılan kasa
VEDRE: Kova
MAMA:Hala
CUGA:Hindi
POŞGUN:Yer Sofrası
KUŞGANA:Tencere
CİNCAR:Isırgan Otu
BİZDİivri
PALAZ:Bez
İSTOLandalye
ÇİRNAĞ:Tırnak
GIDİK:Oğlak
GUDİK:Küçük Köpek
KARTOFatates
BEDASILoysuz
TÖYÜR:Çeşit (Tevir)
SEKİivan, Sedir
İŞKAP: Dolap
BAÇ ETMEK:Öpmek
GIJGIRMAK:Ekşimesi
PİŞİK: Kedi
KERSEN:Hamur teknesi
HERİKürülmüş Tarla
HAROS:Nadasa bırakılmış tarla
PULUL(BULUN):Ot Yığını
GALAMAK:Yakmak
ÇİMMEK:Banyo yapmak
TEREK:Raf
GUZUK:Kambur (Guzük)
GATAKLAMAK: Kovma
MÜRGÜLEMEK:Uyuklamak
GORUĞÇU:Bekç
LOBYE:Fasulye
BED:Çirkin
CANCUR:Erik
ŞOŞARTMAK:Abartma